banner124

Bu haber kez okundu.

Yrd. Doç. Dr. Hakan Ulusoy, Piezo Yöntemi İle Rinoplasti (Burun Estetiği) Ameliyatlarına Başladı

Özel Siirt Hayat Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Yrd. Doçent. Dr. Hakan Ulusoy, en son teknoloji olan  Piezo yöntemi ile burun estetiği ameliyatlarını yapmaya başladı.

Türkiye’ de en çok uygulanan estetik amaçlı ameliyatların başında burun estetiği ameliyatları geliyor. Özel Siirt Hayat Hastanesi son yıllarda burun estetiğinde en ilgi çekici tekniklerden bir olan Rinoplasti Piezo tekniğini kullanarak hastalarına hem yeni imkanlar sunmakta hem de estetik ve fonksiyonel kaygılarından kurtarmaktadır.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mezunu Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Ulusoy en son teknoloji olan Piezo yöntemi ile burun estetiğinde kırıcı aletler kullanılmadan ultrasonik ses frekansları ile kemik doku kesilir ve kemik etrafında bulunan damarlara, sinirlere ve yumuşak dokuya zarar vermeden gerçekleştiriyor.

Özel Siirt Hayat Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Ulusoy, ‘piezo yöntemiyle’ rinoplasti (burun estetiği) hakkında detaylı bilgiler verdi.

PİEZO YÖNTEMİ NEDİR?

Yrd. Doç. Dr. Hakan Ulusoy, “Rinoplasti (burun estetiği) burnu yeniden şekillendirme ve beraberinde fonksiyonlarını düzeltme ameliyatıdır. Piezo yöntemiyle burun kemiği kırılmadan, dokulara zarar verilmeden, ses dalgaları kullanılarak ameliyat gerçekleştirilmektedir.” diyerek, sözlerine şu şekilde devam etti; “Piezo yöntemiyle yapılan rinoplasti ameliyatlarında elektrik akımı ultrasonik ses dalgalarına çevrilir. Bu ses dalgalarıyla burun kemiği kırılmadan, dokulara zarar verilmeden hasta ameliyat olur.

Piezo yöntemiyle yapılan ameliyatlarda, operasyon sonrasında burun içinde ve yüzde morluk ve şişlik oluşma ihtimali azalır. Bu yöntemle yapılan rinoplasti ameliyatlarında amaç; burnu estetik ve işlevsel açıdan daha iyi hale getirirken, hastaya daha avantajlı bir ameliyat sonrası dönem sunmaktır.

Rinoplasti genellikle 18 - 40 yaş arasındaki genç erişkinler tarafından talep edilen, 60'lı yaşlara kadar başarı ile uygulanabilecek bir ameliyattır. Burun estetiğinde iki ana cerrahi yaklaşım mevcuttur. Kapalı (endonazal) ve açık (eksternal) yaklaşım. Kapalı yaklaşımda tüm cilt kesileri burun içinden yapıldığı için ciltte yara izi oluşmaz. Açık yaklaşım; getirdiği avantajlar, geniş görüş ve geniş çalışma alanı sağlaması nedeniyle popüler bir yaklaşım olmuştur. Bu yaklaşımda burun deliklerinin ortasındaki cildin en dar yerine V şeklinde kesi yapılır.

Gözle görülür bir iz bırakmayan bu yöntem doktorların çoğunluğu tarafından tercih edilmektedir. Deneyimli cerrahlar tarafından yapılan kapalı yaklaşım ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca son yıllarda rinoplastinin popülerliği arttıkça yapılan çalışmalar ve cerrahi deneyimler gösterdi ki kapalı ameliyatların tek avantajı ciltte kesi izi olmaması değildir.

Cilt altında bağ dokuları, lenf akımını ve kıkırdak zarlarını koruyucu etkisi de önemlidir. Aynı zamanda göreceli olarak hızlı iyileşme, az morluk ve şişlik oluşması da avantajları arasında sayılabilir. Sonuç olarak hangi yaklaşımın tercih edileceği tamamen cerrah ve burundaki problemlerin hangi yöntemle daha etkili çözülebileceği ile ilgili olup her iki yöntem de hasta açısından ciddi bir olumsuzluğa neden olmaz; ancak piezo yöntemi sadece açık ameliyatlarda yapılabilmektedir.”

RİNOPLASTİ İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

“Estetik bir burun elde ederken burnun fizyolojik işlevlerini korumak çok önemlidir. Bir başka ifadeyle, estetik görünüm için burnun çok önemli olan fonksiyonları feda edilmemelidir.” diyerek rinoplasti ameliyatı olmak isteyenleri uyaran Özel Siirt Hayat Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Ulusoy, “Normal şartlarda rinoplasti burun tıkanıklığına neden olmaz. Burun orta duvarı (septum) burnu iki eşit parçaya böler ve esas destek mekanizmasını oluşturur.

Septum deviasyonu (kıkırdak-kemik eğriliği) genetiktir veya travma ile oluşabilir. Ayrıca yan burun duvarından kaynaklanan konkaların büyümesi de solunum sorunu yapabilir. Burun içini örten mukoza, alerji, sigara içimi, kimyasal ve toz maruziyeti gibi nedenlerle büyüyebilir, şişebilir. Sinüs problemleri saptanabilir. Tüm bu nedenler hastada burun tıkanıklığı oluşturabilir. Bu açıdan hastalar muayene edilmeli ve muayene bulguları hastaya anlatılmalıdır. Tıkayıcı tüm nedenler ameliyat sırasında düzeltilmelidir.” dedi.

RİNOPLASTİ ZOR BİR AMELİYAT MIDIR?

Özel Siirt Hayat Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Ulusoy, rinoplastinin yüz estetik ameliyatları arasında en sık uygulanan operasyon haline geldiğini belirterek, “Her yüzün kendine ait benzersiz karakteristik özelliklere sahip olması ve burnun üç boyutlu yapısı nedeniyle rinoplasti zor bir ameliyattır, tecrübe ve bilgi gerektirir.

Burnun fonksiyonunu korurken, şeklini düzeltebilmek yıllar boyunca oluşan bilgi ve tecrübe ile mümkündür. Cerrahın titiz ve hastasına ilgili olması başarıyı arttıran faktörlerdendir. İyi bir muayene ile sorunların saptanması gerekir. Örneğin; hastanın kıkırdak ve kemik yapısı belirlenmeli ve cilt yapısının ameliyat sonrası iyileşmeye etkisi hakkında hasta bilgilendirilmelidir.

Rinoplastide hasta için amaç daha güzel bir burun elde etmektir; ancak sonuç her zaman kusursuz olmayabilir. ‘Gerçekçi hasta-hekim ilişkisinde bunun bilinmesi önemlidir. Kusursuz sonuç vaadinde bulunan bir hekim de, iyi sonuçların kesinlikle mümkün olmadığını ifade eden bir hekim de aynı oranda gerçeklikten uzaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.