Özellikle laboratuvar, temizlik ve mefruşat hizmetleri üzerinden ortaya atılan iddialar, sadece bir dedikodu zinciri olmanın çok ötesine geçmiş durumda.
Çünkü bu iddialar, halkın doğrudan sağlığını ve kamu kaynaklarının kullanımını ilgilendiriyor.
Kamuoyunun rahatsızlığı her geçen gün artarken, sorular da giderek netleşiyor. İhaleler hangi usullerle yapıldı? Şartnameler kimlerin lehine hazırlandı? Kamu zararı oluştu mu? Oluştuysa bunun sorumluları kimler? Bu sorular, artık kulaktan dolma söylemler değil; cevap bekleyen somut ve meşru taleplerdir.
Bu noktada dikkat çekici olan, Milliyetçi Hareket Partisi Siirt İl Başkanı Sayın Cengizhan Tükenmez’in konuyu açıkça gündeme taşımasıdır. Daha önce yaptığı açıklamalarla iddiaları kamuoyunun önüne koyan Tükenmez, yetkilileri şeffaflığa ve hesap vermeye davet etmişti.
Ancak aradan geçen zamana rağmen, ilgili kurumlar cephesinde hâlâ derin bir sessizlik hâkim.
Sessizlik bazen bir savunma biçimi olabilir; bazen de cevap verememenin göstergesi. Kamuoyunda oluşan algı ise ne yazık ki her geçen gün daha da olumsuz bir hâl alıyor. Oysa yapılması gereken son derece basit: İddialar doğru değilse, belgeleriyle çıkıp açıklamak. Doğruysa, gereğini yapmak.
Dün akşam MHP İl Başkanı Cengizhan Tükenmez’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ise dikkatleri bir kez daha bu konuya çevirdi.
Çarşamba gününü işaret eden bu paylaşım, kamuoyunda “yeni açıklamalar mı geliyor?” sorusunu beraberinde getirdi. Görünen o ki, beklenen cevaplar gelmezse, tartışma daha da büyüyecek.
Unutulmamalıdır ki, sağlık kurumları siyasi polemiklerin değil, şeffaflığın ve güvenin adresi olmak zorundadır. Kamu vicdanı, üzeri örtülen her soruda biraz daha yaralanır. Siirt halkı artık fısıltı değil, net ve tatmin edici cevaplar bekliyor.
Çarşamba günü neyin açıklanacağını hep birlikte göreceğiz. Ancak şu bir gerçek: Bu sessizlik sürdürülebilir değildir.
Çünkü kamuoyu, er ya da geç gerçeğin ortaya çıkmasını ister. Ve gerçek, eninde sonunda konuşur.