Ortada ciddi iddialar, somut rakamlar ve karşılaştırmalı veriler vardır. Buna rağmen kurumdan tek bir açıklama yapılmaması, sadece şaşırtıcı değil, kaygı vericidir.

İddialar nettir:
Bütçede yeterli ödenek bulunmadığı hâlde ihaleye çıkılmakta, ardından hastaneler üzerinde baskı kurulmakta ve ilgili bütçe kalemlerine zorla devir yaptırılarak ödenekler 5-6 kat artırılmaktadır.
Bu yöntem, kamu yönetiminde “olağan” değil, sorgulanması gereken ciddi bir usulsüzlük ihtimalidir.

Buradan açıkça soruyoruz:
Bütçesi olmayan bir kalem için neden ihaleye çıkılmıştır?

Hastanelere yapılan bu baskının dayanağı nedir?
Ödenek artışları hangi teknik rapor, hangi piyasa araştırması ve hangi mevzuat maddesine göre yapılmıştır?
2025 yılı bütçesinde bu alımlar için ayrılan ödenek ne kadardır, bugüne kadar ne kadar harcanmıştır?

Bu sorulara cevap vermek, bir lütuf değil, kamusal bir zorunluluktur.

Ancak asıl çarpıcı tablo laboratuvar ihalesinde ortaya çıkmaktadır. Diyarbakır’da aynı firma tarafından 0,28 puanla teklif verilen bir hizmetin, Siirt’te 0,68 gibi fahiş bir oranla ihaleye sunulması, artık “piyasa koşulları” masalıyla geçiştirilemez.

Burada şu sorular kaçınılmazdır:
Aynı firma, aynı hizmet için iki komşu il arasında neden bu kadar büyük bir fiyat farkı uygulamaktadır?
Siirt’te maliyetleri olağan dışı biçimde artıran unsur nedir?
Yoksa Siirt, denetimsizliğin ve sessizliğin bedelini mi ödemektedir?

Eğer rekabet koşulları oluşmamışsa, ihaleler neden iptal edilmemiştir?
Eğer oluşmuşsa, bu fiyat farkları hangi gerekçeyle kabul edilmiştir?
Bu kararların altında imzası olanlar, kamu zararına yol açmadıklarını nasıl açıklamaktadır?

Turhan Koyuncu’nun Kaleminden: Sağlıkta Şeffaflık Sınavı
Turhan Koyuncu’nun Kaleminden: Sağlıkta Şeffaflık Sınavı
İçeriği Görüntüle

Tüm bu sorular kamuoyunda yüksek sesle dile getirilirken, Siirt İl Sağlık Müdürlüğü’nün ısrarlı sessizliği artık masum değildir.
Çünkü kamuda sessizlik; şeffaflık değil, şüphe üretir.

Bu noktada yapılması gereken açıktır:
Sağlık Bakanlığı müfettişleri derhâl göreve çağrılmalıdır.
İlgili ihaleler, bütçe devirleri ve fiyat farkları Sayıştay denetimine açık biçimde incelenmelidir.
Eğer kamu zararı tespiti varsa, bu dosyalar yargının önüne gitmelidir.

Siirt halkı söylenti değil, hesap istiyor.
Kamu kaynaklarının nasıl ve kimler tarafından kullanıldığını bilmek, bu kentin en doğal hakkıdır.

Cevap verilmedikçe bu sorular artacak,
Sessizlik sürdükçe şüphe derinleşecek,
Ve kamu vicdanı, bu süreci unutmayacaktır.