Veysel Karani’nin ve Tillo’nun manevi ikliminden Botanik Vadisi’nin büyüleyici güzelliğine kadar devasa bir potansiyeli bağrında taşıyan bu şehir, artık kabuğunu kırmak zorunda. Siirt’i sadece ekonomisiyle değil; eğitimi, sağlığı, sporu ve altyapısıyla bir bütün olarak "yaşanabilir" ve cazip bir kent haline getirmek elimizde.
Peki, ama nasıl? Siirt’in geleceğini kurtarmak, tabiri caizse topyekûn bir "bölgesel kalkınma ve toplumsal refah master planı" hazırlamaktan geçiyor.
Siirt denince akla ilk gelen fıstık ve nar oluyor. Ancak geleneksel yöntemlerle bir yere kadar. Tarımda katma değeri artırmak için acilen şu adımlar atılmalı:
Siirt fıstığını sadece ham madde olarak satmak yerine, kentte kurulacak entegre işleme tesisleriyle çikolata, ezme ve kozmetik sektörüne girdi sağlayacak mamullere dönüştürmeliyiz.
Çetin Barajı ve Ilısu Barajı gibi devasa su kaynaklarının yanı başındayız.
Bu suların tarım arazileriyle buluşmasını sağlayacak sulama kanalları hızla tamamlanmalı, damlama sulama sistemlerine teşvik artırılmalıdır.
Şehrin sanayisini büyüterek istihdam yaratmak ve gençlerin göç etmesini engellemek zorundayız:
Şirvan’daki bakır madenlerini sadece ham olarak ihraç etmek yerine, Siirt’teki Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) işleyip kablo, levha ve elektronik aksam üretecek fabrikaları şehre çekmeliyiz.
Teşvik sisteminde en avantajlı bölgede yer alan Siirt, yatırımcılara sadece arsa değil; lojistik, enerji ve vergi muafiyetleri konusunda adeta bir "serbest bölge" konforu sunmalı.
Bir kente sermaye, turist veya nitelikli iş gücü gelmesini istiyorsanız, oraya ulaşımı zahmetsiz hale getirmelisiniz:
Siirt Havalimanı’nın sefer sayıları ve çeşitliliği artırılmalı, hava muhalefeti nedeniyle yaşanan iptaller teknolojik altyapıyla sıfırlanmalıdır.
Ayrıca, Kurtalan’da biten demiryolu hattının Siirt merkeze ve oradan maden sevkiyatı için liman bağlantılarına entegre edilmesi şarttır.
Siirt’i komşu illere bağlayan karayolu tünelleri ve viyadük projeleri hızla bitirilerek, şehrin transit taşımacılıkta bir geçiş noktası olması sağlanmalıdır.
Bir şehrin kalkınması, sınıf odalarından başlar. Eğitim altyapısını güçlendirmeden sürdürülebilir bir büyüme yakalayamayız:
Üniversitemiz, şehrin tarım ve sanayi kollarıyla entegre olmalıdır.
Özellikle fıstıkçılık, arıcılık ve madencilik üzerine ihtisaslaşmış AR-GE merkezleri kurulmalı; sanayicinin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara elemanlar için meslek yüksekokulları modernize edilmelidir.
Şehrin her ilçesinde gençlerin kodlama, robotik ve yapay zekâ eğitimi alabileceği "Gençlik ve Teknoloji Merkezleri" kurulmalı, Siirtli çocuklar geleceğin dünyasına hazırlanmalıdır.
Yaşanabilir bir kentin en büyük nişanesi, vatandaşlarına sunduğu sağlık hizmetinin kalitesidir.
Çevre illere ve hatta sınır komşularımıza hizmet verebilecek bir sağlık altyapısı hedeflemeliyiz:
Siirt Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin fiziki ve akademik altyapısı güçlendirilerek, vatandaşlarımızın şifa aramak için Diyarbakır, Batman veya Ankara yollarına düşmesi engellenmelidir. Onkoloji, kardiyoloji gibi kritik branşlarda şehir tam donanımlı hale getirilmelidir.
Kentin şifalı su kaynakları modern termal turizm tesislerine dönüştürülerek hem sağlık hem de eko-turizm açısından şehre gelir kapısı yapılmalıdır.
Spor, sadece bir eğlence değil; genç nüfusu koruyan, suça yönelimi engelleyen ve şehir aidiyetini artıran en güçlü sosyal çimentodur:
Botanik Vadisi, yamaç paraşütü, rafting, kano ve dağcılık için adeta biçilmiş kaftan.
Bu bölge uluslararası doğa sporları festivallerine ev sahipliği yapacak şekilde markalaştırılmalıdır.
Siirt’in amatör ve profesyonel spor kulüpleri tesisleşme anlamında desteklenmelidir.
Mahalle aralarına kadar yayılacak çok amaçlı spor kompleksleri ve semt sahaları, çocukları uyuşturucu ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın en garantili yoludur.
Siirt’in makûs talihini yenmesi bir lütuf değil, doğru planlama ile bir zorunluluktur.
Ekonomi, ulaşım ve sanayideki çarklar dönerken; eğitim, sağlık ve sporla beslenen sağlıklı bir toplum yapısı inşa edilmelidir.
Kamu yatırımlarının gücü, yerel dinamiklerin enerjisi ve Siirt Üniversitesi’nin akademik aklı bir araya getirilmelidir.
Siirt, içine kapanık bir taşra kenti olmayı değil; Mezopotamya ile Anadolu’nun kesişiminde parıldayan modern bir üretim ve yaşam merkezi olmayı hak ediyor. Reçete belli şimdi sıra koordineli ve kararlı bir şekilde harekete geçmekte.



