Daha önce temizlik, laboratuvar ve mefruşat ihaleleri üzerinden ortaya atılan usulsüzlük ve kamu zararı iddiaları sonrası görevlendirilen müfettişin, kentte incelemelerini tamamladıktan sonra ilgililere teşekkür ederek ayrıldığı yönündeki söylemler de kamuoyunda ayrıca tartışma konusu olmuştu.
Şimdi ise İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine yönelik dikkat çekici bazı sorular gündeme geliyor:
İddia 1:
Piyasa değerinin yaklaşık 5 bin 500 TL olduğu belirtilen projeksiyon perdesinin 55 bin TL’ye satın alındığı, ayrıca kurum çalışanlarının tepkileri üzerine yaklaşık 3 ay içinde yeniden değiştirilmek zorunda kalındığı doğru mu?
İddia 2:
Yapılmadığı öne sürülen jeneratör bakımları için 3 ayrı firma üzerinden toplam 270 bin TL tutarında fatura düzenlendiği iddiası gerçeği yansıtıyor mu?
İddia 3:
Kurum faaliyetleri açısından zorunlu bir ihtiyaç olmadığı ifade edilen orta sehpanın yaklaşık 11 bin TL bedelle satın alındığı doğru mu?
İddia 4:
Piyasa değeri yaklaşık 28 bin TL olduğu belirtilen bilgisayarların 60 bin TL bedelle satın alındığı iddiası doğru mu?
Ayrıca bilgisayar alımı dışındaki işlemlerin büyük bölümünün Siirt yerine Diyarbakır merkezli firmalar üzerinden yapılması da dikkat çekiyor.
Siirt’teki firmalar aynı ürünleri eşit ya da daha uygun fiyatlarla temin edebiliyorsa, neden çevre illerden alım yapıldığı kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Elbette tüm bu iddiaların hukuki süreçler ve resmi incelemeler sonucunda netlik kazanması gerekiyor.
Ancak kamu kaynaklarının kullanıldığı kurumlarda şeffaflık, hesap verebilirlik ve tasarruf ilkeleri konusunda kamuoyunun soru sorması en doğal haktır.
Özellikle kamuda tasarruf tedbirlerinin sıkça gündeme getirildiği bir dönemde, vatandaşın aklındaki temel soru ise şu: Tasarruf tedbirleri herkes için geçerliyse, kamu kurumlarında yapılan bu harcamalar hangi gerekçelerle açıklanmaktadır?