banner124

Bu haber kez okundu.

Dr. Kubilay Ar’dan Çocuklardaki Soğuk Algınlığı Uyarısı

Özel Siirt İbni Sina Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kubilay Ar, çocuklarda en sık görülen Soğuk algınlığı ile ilgili bilgi verdi.

Özel Siirt İbni Sina Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kubilay Ar, Havaların soğumaya başladığı şu günlerde, kapalı ortamlarda daha çok vakit geçiren çocuklarda soğuk algınlığı, grip, bademcik enfeksiyonu gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sık görülmeye başladı.

Halk arasında kabaca “üşütme” olarak da tabir edilen bu enfeksiyonların birden fazla alt tipi vardır. Bunlardan biri “soğuk algınlığı” ya da “nezle” olarak da bilinen, tıbbi literatürde nazofaranjit denilen üst solunum yolu hastalığıdır.

Soğuk algınlığı çocuklarda en sık görülen akut üst solunum yolu enfeksiyonudur. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, baş ağrısı, öksürük, geniz akıntısı, beslenme ya da uyku problemleri başlıca semptomlarıdır. Gripten farklı olarak soğuk algınlığında yüksek ateş pek görülmez.

Özel Siirt İbni Sina Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kubilay Ar, Sonbahar ve kış mevsimlerinde (eylül ayından nisan sonuna kadar) daha sık görülür. Yaklaşık 200’den fazla virüs soğuk algınlığına neden olabilirken en sık nedeni “rinovirüsler”dir. Küçük çocuklarda yılda 6-8 kez soğuk algınlığı gözlenebilir, kreş ve okula giden çocuklarda bu sıklık artar. Virüsle enfekte insan ya da objeye elle temas ile ya da öksürük/hapşırık sonrasında açığa çıkan küçük damlacıkların solunması ile (özellikle kapalı ortamlarda) soğuk algınlığı bulaşı görülür.

Özel Siirt İbni Sina Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kubilay Ar, Soğuk algınlığının tanısı öykü ve fizik muayene ile konulur. Çoğunlukla tetkik yapılmasına gerek duyulmaz. Temel tedavisi semptomların azaltılması amacıyla yapılan destek tedavisidir.

Yeterli sıvı alımı, ateşi düşürmek ve küçük çocuklardaki huzursuzluğu gidermek için ağrı kesici-ateş düşürücü kullanımı, burun tıkanıklığını azaltmak için serum fizyolojik damla ya da sprey kullanımı bu tedavinin esaslarıdır. Soğuk algınlığının etkeni virüsler olduğu için tedavide antibiyotiklerin yeri yoktur. Olası yan etkilerinin varlığı ve antibiyotik direnci gelişimine sebep olması nedeniyle soğuk algınlığında gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.

GRİP

Özel Siirt İbni Sina Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kubilay Ar, Grip, influenza virüsünün solunum yollarından damlacık yolu ile girerek vücutta oluşturduğu hastalığa verilen isimdir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında sık görülen bu hastalık, hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonundan, hayati tehlikelere yol açabilen ağır bir alt solunum yolu enfeksiyonuna kadar değişen bir klinik seyir gösterir.

Ani başlayan yüksek ateş (39’C ve üzeri), üşüme, titreme, baş ağrısı, yaygın eklem/kas ağrıları, halsizlik/düşkünlük, balgamsız kuru öksürük hastalığın temel bulgularıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra, bronşiolit/zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir. Gripte; yüksek ateş, yaygın kas/eklem ağrıları, bitkinlik/düşkünlük gibi sistemik semptomlar sık görüldüğünden, ayakta hastalığı geçirmek zordur, hastalar genellikle 3-7 gün yatağa mahkum olurlar. Komplike olmayan vakalarda ateş 3-4 günde geriler, hastalık 7-10 günde iyileşir. Bazı hastalarda kuru öksürük 2-3 hafta sürebilir. Virüs damlacık yolu ile çok hızlı bulaştığından, özellikle kapalı ortamlarda hastalık salgınlara yol açabilir.

Grip hastalığının tanısı öykü, fizik muayene ve uygun tanı doğrulama tetkikleri ile konulur. Tedavisi destek tedavisi ve uygun hastalarda antiviral tedaviden oluşur. Yeterli sıvı alımı, C vitamini tüketimi, istirahat destek tedavisinde önemlidir. Komplike ve ağır hastalık varlığında, yüksek risk gruplu hastalarda, hastaneye yatan hastalarda antiviral tedaviye mümkün olan en kısa zamanda (ilk 48 saat içinde) başlanması, hastalığın kötü gidişatının durdurulmasında çok önemlidir. Gripten korunmada esas yapılacak işlem aşılamadır.

GRİP AŞISI

Özel Siirt İbni Sina Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kubilay Ar, Grip, soğuk algınlığına göre daha tehlikeli sonuçlara yol açma ihtimali olan bir hastalıktır. 5 yaş altındaki (özellikle 2 yaş altındaki) çocuklar grip sonrası zatürre (pnömoni), kulak iltihabı (otit), kas iltihabı (miyozit), beyin iltihabı (ensefalit) ve kalp kası iltihabı (miyokardit) gibi komplikasyonlar geçirme açısından risk altındadır.

Gripten korunmanın temel yolu aşılamadır. Hiçbir aşının koruyuculuğu % 100 değildir. Çocuklarda aşılama ile grip hastalığı geçirme oranları yaklaşık % 40-60 oranında azalmaktadır. Aşılama; grip semptomlarını, olası komplikasyonlarını, hastane başvurularını, okul devamsızlığını, ölüm dahil gribe bağlı hayati riskleri azaltır.

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), 6 aydan büyük tüm çocuklara yıllık grip aşısı yapılmasını önermektedir. Özellikle altta yatan astım, kistik fibrozis, kronik akciğer hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, kalp hastalığı, kan hastalıkları, nörolojik veya nörogelişimsel bozukluk, metabolik hastalık, bağışıklık sistemi bozuklukları, ileri seviye obezite gibi kronik hastalıkları olan yüksek risk grubundaki çocuklara bu aşının yapılmasında ciddi fayda vardır.

Aşılama için ideal zaman eylül-ekim aylarıdır. Ancak grip virüsünün yaygın olduğu toplumlarda virüs ile karşılaşma henüz olmamışsa, aşılama grip sezonu boyunca yapılabilir.

Grip aşısı inaktif forma getirilmiş bir aşı olduğu için grip hastalığına yol açmaz. Aşı sonrası aşı yerinde kızarıklık, ağrı, şişlik görülebilir. Genellikle bu etkiler çok ağır değildir ve 1-2 gün içerisinde kendiliğinden geriler.

Grip aşısı kas içine iğne olarak yapılır. 3 yaş altında yarım doz (0,25 mL), 3 yaş üstünde ise tam doz (0,5 mL) uygulanır. 6 ay-8 yaş arası çocuklarda ilk kez aşılama yapılıyorsa en az 4 hafta arayla 2 doz yapılmalıdır. 9 yaş üzerindeki tüm çocuklara tek doz aşı yapılması yeterlidir. Eğer iki doz aşılama yapılacaksa aşılamaya bir an önce başlanmalıdır. Çünkü aşı sonrası koruyucu antikor yanıtı 2 hafta içinde oluşur, ikinci dozun da yapılması gereken yaş grupları için, etken virüsle karşılaşmadan aşılamanın tamamlanmış olması gerekmektedir.

Etken virüs her yıl yapısını değiştirdiği ve aşılamanın koruyuculuğu ortalama 6 ay-1 yıl civarı sürdüğü için her yıl grip sezonunda aşı yenilenmelidir.

6 ay altındaki çocuklara, ciddi yumurta alerjisi olan çocuklara (hafif alerjisi olanlara doktor gözetiminde ve gerekli tıbbi önlemler alınarak yapılabilir), daha önce yapılan grip aşısı sonrasında ciddi alerjik reaksiyon görülmüş çocuklara, daha önce Guillain-Barre Sendromu geçirmiş çocuklara, ateşli orta-ağır hastalık geçiren çocuklara grip aşısı yapılmamalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.