Benim için de 11 Temmuz, ömrüm boyunca unutamayacağım, her gelişinde içimi yeniden sızlatacak en acı günlerden biri olarak hafızama kazındı.

04 Eylül 1994 tarihinde babamı kaybettiğimde, henüz hayatın yükünü omuzlamaya çalışan bir evlattım. Babamın ardından evimizin bütün sorumluluğunu sessizce üstlenen kişi ise annem oldu.
O günden sonra bana sadece annelik yapmadı; aynı zamanda hem annem hem de babam oldu. Bir evladın ihtiyaç duyduğu sevgiyi, şefkati, fedakârlığı ve güveni tek başına omuzladı.

Tam 32 yıl boyunca beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı. En zor günlerimde yanımda durdu, düştüğümde elimden tuttu, umutlarım tükendiğinde bana yeniden güç verdi.
Ben konuşmadan derdimi anlayan, yüzüme baktığında içimde kopan fırtınaları hisseden tek insandı.

Hayatım boyunca attığım her adımda onun emeği, duası ve alın teri vardı. Başardığım her işte onun fedakârlığının izleri bulunuyordu. Kendinden vazgeçti ama bizden asla vazgeçmedi. Yorulduğunu belli etmedi, dertlerini içine attı; yeter ki evlatları mutlu olsun diye yaşadı.

Son bir yıl ise hem onun hem de bizim için büyük bir mücadeleyle geçti. Hastalığı nedeniyle neredeyse hastaneden çıkmadı.
Her yeni gün, yeniden umut etmek ve yeniden dua etmekle geçti. O zorlu süreçte annemin iyileşmesi için gece gündüz emek veren, bir an olsun desteğini esirgemeyen çok kıymetli insanlar vardı.

Öncelikle, bu süreçte annemin başucundan ayrılmayan, bana her zaman güç veren sevgili eşime; ablalarıma, ağabeyime,yengeme,çocuklarıma, ve tüm yeğenimlere minnettarım. Onların fedakârlığı, sabrı ve desteği sayesinde bu ağır yükü birlikte taşıyabildik.

Ayrıca annemin tedavi sürecinde büyük emek veren Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Servet Yolbaş’a, Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Selim Mamış’a, Dahiliye Uzmanı Dr. Ali Nar’a, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Yunus Emre Taşkın’a, Özel Siirt Duru Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Necip Nas’a, Özel Siirt Hayat Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Önder Çelik’e ve özellikle yoğun bakım servislerinde görev yapan tüm doktorlarımıza, hemşirelerimize, sağlık personelimize ve emeği geçen herkese teşekkür etmeyi bir vefa borcu olarak görüyorum.

Belki annemi bize geri getiremediler; ancak onun yaşaması için gösterdikleri gayret, sergiledikleri insanlık ve verdikleri emek bizim için daima unutulmaz olacaktır.

Siirt Kezer Çayı'nda Sular Aniden Yükseldi: Mahsur Kalan 8 Kişiyi İtfaiye Kurtardı
Siirt Kezer Çayı'nda Sular Aniden Yükseldi: Mahsur Kalan 8 Kişiyi İtfaiye Kurtardı
İçeriği Görüntüle

Sağlık çalışanlarımızın büyük fedakârlıklarla görev yaptıklarına bu süreçte bir kez daha yakından şahit oldum. Allah hepsinden razı olsun.

Bu süreçte annemin tedavisi için ihtiyaç duyulan kan bağışına hiçbir karşılık beklemeden destek veren, bir ünite kanın bir hayat için ne kadar kıymetli olduğunu gösteren tüm gönüllü bağışçılarımıza da yürekten teşekkür ediyorum.
Belki isimlerini tek tek sayamam ama yaptıkları iyiliği ve verdikleri desteği ömrüm boyunca unutmayacağım. Rabbim hepsinden razı olsun, sağlık ve afiyet içinde hayırlı ömürler nasip etsin.

Ne yazık ki hayatın değişmeyen gerçeği olan ölüm, onu da benden aldı.

Annemin vefatıyla birlikte sadece bir insanı kaybetmedim. Çocukluğumu, sığındığım limanı, en büyük dayanağımı, en içten duamı da kaybettim. O gün evimizin ışığı söndü, yuvamızın direği yıkıldı. Geriye ise kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı derin bir boşluk kaldı.

İnsan annesini kaybedince, hayatının en güvenli kapısını da kaybediyormuş. Telefonu eline alıp “Anne” diyememek, bir derdin olduğunda kapısını çalamamak, duasını alamamak tarifsiz bir eksiklikmiş. Kalabalıkların içinde bile insan kendini yapayalnız hissedebiliyormuş.

Bugün yaşadığım her an bana onu hatırlatıyor. Bir yemek kokusunda, bir şarkıda, evimizin sessizliğinde, eski bir fotoğrafta, hatta bazen sadece esen bir rüzgârda… Her şey bana annemi hatırlatıyor. Özlem zaman geçtikçe azalmıyor; aksine insanın yüreğine daha da derin işliyor.

Sevgili annem…

Sensizliğine alışmak gerçekten çok zor. Her gün seni özlüyorum. Bazen bir dua ederken, bazen sessizce gökyüzüne bakarken seni düşünüyorum.
Yokluğunu kabullenmek kolay değil ama bana öğrettiğin sabır ve metanetle yaşamaya devam edeceğim.

Dualarımın en güzel yerinde her zaman sen olacaksın.

Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin. Kabrini nurla doldursun, rahmetiyle kuşatsın.

Ruhun şad olsun canım annem…

Unutulmayacaksın… Çünkü anneler, evlatlarının kalbinde sonsuza kadar yaşar.