Gemide hayatını kaybedenler, İHH İnsani Yardım Derneği tarafından Siirt Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde düzenlenen programla anıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşmacı olarak Meral Kaya yer aldı. Programın açılış konuşmasını ise Siirt İHH Temsilcisi Mehmet Faruk Süzgün yaptı.
Süzgün konuşmasında, Mavi Marmara sürecinin yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını, halen devam eden bir mücadele olduğunu ifade etti. Katılımcıların hukuksuz şekilde hapsedildiğini, bazı yaralıların kötü muameleye maruz kaldığını belirten Süzgün, farklı isimlerle de olsa bu mücadelenin sürdüğünü söyledi. Mücadelenin etkisinin her geçen gün arttığını vurgulayan Süzgün, sonunda hakkın galip geleceğine inandıklarını dile getirdi.
Programda konuşan Meral Kaya ise Mavi Marmara’nın unutulmaması gerektiğine dikkat çekerek, yaşanan zulüm ve adaletsizliklerin hafızalarda diri tutulmasının önemine vurgu yaptı.
Kaya konuşmasında, “Neden Mavi Marmara olayını anlatıyorsunuz diye soruyorlar. Diri tutmamız gereken bir şey var. Zulüm, adaletsizlik ve ihlaller ayyuka çıktı. Artık insanların sabrı taştı. Daha ne kadar izleyebiliriz, ne kadar susabiliriz? Bir halk bunları yaşarken, gözümüzün önünde katledilirken nasıl durabiliriz?” ifadelerini kullandı.
Geminin yola çıkış sürecine de değinen Kaya, en kötü ihtimal olarak geminin engellenip limana çekileceğini düşündüklerini belirterek, “Bizi vuracaklarını değil, bizi zorla Aşdod Limanı’na çekeceklerini biliyorduk. En kötü senaryomuz buydu. Ama onlar öldürmeyi seçtiler.” dedi.
Saldırının nedenine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, “Eğer Mavi Marmara Gazze’ye varırsa denizler özgürleşecekti. İnsanlık ailesine inanılmaz bir cesaret gelecekti. Bunu göze alamadılar ve öldürmeyi tercih ettiler.” şeklinde konuştu.
Mücadelenin devam edeceğini ifade eden Kaya, “Gemiler, tekneler, edilen masraflar… Bu bedeller ödenecek. Ama bu yoldan asla vazgeçilmemesi gerekiyor. Desteğimizin bitmeden devam etmesi gerekiyor.” dedi.
Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Kaya, “Zulüm hiçbir zaman bu kadar gözler önüne serilmemişti.
Çocuklar bu kadar gözlerimizin önünde katledilmemişti. Bugün olmazsa ne zaman? Yarın buranın olmayacağını bilmiyoruz.” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Anma programı ezgi dinletisiyle sona erdi.