İndirim cazibesiyle mağazaya giren tüketiciler, ürün etiketlerini incelediklerinde fiyatların doğruluğu konusunda ciddi şüphelerle karşılaştı.
Durumu somutlaştırmak adına tek bir ürün üzerinden yapılan değerlendirmede; söz konusu ürünün etiket fiyatının 11.499,99 TL olarak gösterildiği, ancak %80 indirim uygulandığı belirtilerek 2.299,99 TL bedelle satışa sunulduğu görüldü.
Bu tablo, “gerçek indirim mi, yoksa algı yönetimi mi?” sorularını beraberinde getirdi.
Yanıt Bekleyen Kritik Sorular
Tüketiciler açısından açıklığa kavuşturulması gereken bazı temel sorular şöyle sıralanıyor:
- Ürün, 11.499,99 TL fiyatla hangi tarihler arasında satışa sunuldu? Bu fiyat etikette ne kadar süreyle yer aldı?
- Belirtilen yüksek fiyat, tüketicilerin fiilen satın alabileceği şekilde, makul ve sürekli bir süre boyunca uygulandı mı?
- Ürün, bu fiyat üzerinden en az bir tüketiciye satıldı mı?
- İddia edilen %80 indirim oranı, benzer ve muadil ürünlerin piyasa fiyatlarıyla karşılaştırıldığında gerçekçi mi?
- Yüksek indirim oranı vurgulanarak, tüketicinin satın alma kararını etkileyecek şekilde yanıltıcı bir algı mı oluşturuluyor?
- Gerçek satış geçmişine dayanmayan, olağan dışı yüksek bir referans fiyat üzerinden indirim yapılmış gibi gösterilmesi; “gerçek olmayan fiyat sunumu” ve “aldatıcı ticari uygulama” kapsamına girer mi?
Tüketici Mevzuatı Ne Diyor?
Uzmanlar, Ticaret Bakanlığı’nın ilgili yönetmelikleri uyarınca indirimli satışlarda esas alınan önceki fiyatın, ürünün son 30 gün içinde uygulanan en düşük satış fiyatı olması gerektiğini hatırlatıyor. Aksi durumların, aldatıcı ticari uygulama olarak değerlendirilebileceği belirtiliyor.
Yetkililere ve Firmalara Çağrı
Tüketiciler, indirim kampanyalarının şeffaf ve denetlenebilir olmasını isterken; firmaların da fiyatlandırma politikalarında etik, dürüst ve mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Yetkili kurumların ise benzer uygulamalar karşısında daha etkin denetim yapması talep ediliyor.