Middle East Monitor’da yayımlanan makalede, Arap seçmenlerin eşit siyasi temsilinin ve kalıcı barışın önemine dikkat çekildi.

Büyükelçi, Avrupa Birliği Eski Bakanı ve Başmüzakereci Dr. Egemen Bağış’ın İsrail seçimlerini değerlendirdiği makalesi, Ortadoğu odaklı uluslararası haber ve analiz platformu Middle East Monitor’da yayımlandı.

İsrail seçimleri demokrasi ve eşit vatandaşlık açısından da sınav

“İsrail Seçimleri: Arap Oyları ve Netanyahu’nun Dışlama Siyaseti” başlıklı makalesinde Bağış, 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimlerin yalnızca hükümetin nasıl kurulacağını belirlemeyeceğini, aynı zamanda eşit vatandaşlık, demokratik temsil ve kalıcı barış açısından da önemli bir sınav niteliği taşıdığını belirtti.

Netanyahu karşıtı partilerin Arap siyasi temsilcilerle iş birliğine mesafeli durmasının mevcut iktidarın devamını kolaylaştırabileceğine işaret eden Bağış, muhalefetin kendi içinde ortaklık kuramamasının Netanyahu açısından önemli bir siyasi avantaj oluşturduğunu ifade etti.

Bağış, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Netanyahu’nun mutlaka muhaliflerine seçim kaybettirmesi gerekmiyor. Onların birlikte hükümet kuramamasını sağlaması yetiyor.”

Arap seçmenlerin siyasi ortaklığına vurgu

Makalesinde Mansur Abbas ile Yahudi siyasetçi ve eski üst düzey polis yetkilisi Yoav Segalovitz arasındaki iş birliğini de ele alan Bağış, Arap toplumunda şiddet suçlarıyla mücadelenin ortak yönetim anlayışının somut göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.

Güvenlik, konut, eğitim ve kamu kaynaklarına adil erişimin siyasi pazarlık konusu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bağış, Arap vatandaşların taleplerinin demokratik temsil ve eşit vatandaşlık çerçevesinde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Bağış, Selanik’te düzenlenen Economist konferansında, kendisinin de konuşmacı olduğu etkinlikte İsrail’in eski dışişleri bakanı Şlomo Ben-Ami’nin dile getirdiği değerlendirmelere de yer verdi.
Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyan muhalefetin, aynı partileri meşru siyasi ortaklar olarak kabul etmekte zorlanmasını İsrail siyasetindeki temel çelişkilerden biri olarak nitelendirdi.

“Seçim kazanmak, bağımsız soruşturmanın yerini tutamaz”

Netanyahu’nun siyasi ve hukuki sorumluluğunu da gündeme taşıyan Bağış, 7 Ekim öncesindeki uyarıların bağımsız biçimde araştırılması gerektiğini ifade etti.

Bağış, siyasi liderlerin görev dönemlerinde yaşanan ağır olaylardan dolayı hesap verebilir olması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bir liderin görev döneminde yaşanan felaket, ona süresiz siyasi dokunulmazlık sağlayamaz. Seçim kazanmak, ne bağımsız bir soruşturmanın ne de mahkeme kararının yerini tutar.”

Gazze’deki yıkımın kalıcı güvenlik sağlamayacağı uyarısı

Gazze’de yaşanan sivil kayıplara ve çocukların maruz kaldığı ağır koşullara dikkat çeken Bağış, askerî başarı iddialarının bölgede yaşanan yıkımı kalıcı güvenliğe dönüştüremeyeceğini savundu.

Netanyahu hükümetinin politikalarının İsrail’in uluslararası itibarına zarar verdiğini belirten Bağış, güvenliğin yalnızca askerî güçle değil, sivillerin korunması ve siyasi çözüm perspektifiyle mümkün olabileceğine işaret etti.

Bağış ayrıca Netanyahu’ya yönelik eleştirilerin antisemitizme ya da Yahudilerin topluca suçlanmasına dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi. Olası bir hükümet değişikliğinin de tek başına yeterli olmayacağını belirterek yeni yönetimin sivillerin korunması, yerleşimci şiddetinin önlenmesi, yargı bağımsızlığı ve Filistinlilere gerçek bir siyasi gelecek sunulması konularındaki adımlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“İsrail’in güveni yeniden tesis edebilecek bir hükümete ihtiyacı var”

Hikmet Yılmaz ve Osman Gülümser’den Güven Kuzu’ya Hayırlı Olsun Ziyareti
Hikmet Yılmaz ve Osman Gülümser’den Güven Kuzu’ya Hayırlı Olsun Ziyareti
İçeriği Görüntüle

Makalesinde İsrail’de eşit vatandaşlık mücadelesi ile Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkının birbirine alternatif olmadığını vurgulayan Bağış, kalıcı barışın adalet, eşitlik ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda mümkün olabileceğine dikkat çekti.

Bağış, makalesini şu sözlerle tamamladı:“İsrail’in güveni yeniden tesis edebilecek bir hükümete ihtiyacı var. Bir kişiyi iktidarda tutmak, bir ülkenin stratejisi olamaz.”

Makalenin İngilizce tam metni:
https://www.middleeastmonitor.com/20261017-israels-election-the-arab-vote-and-netanyahus-politics-of-exclusion/