Örneğin; tarihte Birinci Haçlı Seferlerinden ile Dördüncü Haçlı Seferine kadar yaşanan savaş, salgın hastalıklar ve kıtlık nedeniyle 1 ile 3 milyon arasında insanın hayatını kaybetmelerine Müslümanlar sebep olmuştur(!).
Tarih boyunca denizaşırı toprakları ele geçirerek zenginleşen ve askeri, siyasi ve ekonomik kontrol kuran başlıca sömürgeci olanlar Müslümanlardı(!).
Avrupa'daki Katolikler ve Protestanlar arasındaki mezhep savaşlarında çatışmalar, salgın hastalıklar ve kıtlıklarla birleşerek kıta nüfusundan toplamda 8 milyondan fazlainsanın hayatını kaybetmesine Müslümanlar sebep oldu(!).
Birinci Dünya Savaşını ve İkinci Dünya Savaşını Müslümanlar başlattı(!).
20 milyon Avustralyalı yerliyi öldüren tabi ki Müslümanlar(!).
Vietnam Savaşı'nda 2 milyondan fazla asker ve sivilin ölümüne Müslümanlar sebep oldu(!).
Japonya'da Nagazaki ve Hiroşima' ya nükleer bomba atanlar gene Müslümanlar(!).
Güney ve Kuzey Amerika yaklaşık 150 milyon Kızılderili’yi de öldürenler gene Müslümanlar(!).
180 milyondan fazla Afrikalıyı Amerika ve Avrupa’ya köle olmaları için kaçıran ve %88’inin kötü koşullardan dolayı ölümlerine sebep olan ve okyanuslara atanlar Müslümanlardı(!).
1992 ile 1995 yılları arasında Avrupa’nın göbeğinde dünyanın gözü önünde yaşanan Bosna Savaşı'nda 70.000 Boşnak sivil ve askerleri Müslümanlar katletti(!).
Filistin Gazze'deki soykırımda 2025 yılının ocak ayına kadar ölen 80 bin masumu Müslümanlar öldürdü(!).
Şaka şaka yukarıda bahsettiğim birçoğu tarihin tozlu sayfalarında yerini alan ve günümüzde tanık olduğumuzolaylar ve bunlar gibi onlarca katliamın hiçbirini elbette Müslümanlar yapmadı aksine bu zulüm ve katliamların birçoğuna Müslümanlar maruz kaldı.
Nasıl bir çifte standartsa.
Dünyanın herhangi bir coğrafyasında Müslüman olmayan biri bir terör eylemi yaparsa bu sadece suçtur ama bir Müslüman tarafından böyle bir fiil işleniyorsa bu İslami terör dür.
İslam dinini terörle bağdaştırmak için, malum güçler tarafından kurulan ve finanse edilen paramiliter güçlerden Işid (DEAŞ), Ensar el-İslam, El-Kaide, Boko Haram, Eş-Şebab,Heyetu Tahrir Şam (HTŞ) vb gibi asıl amacı sadece Müslümanlara zarar vermek olan örgütler malum güçlerin kendi terörlerini saklamak için birer aparat olduklarını bilmeyenimiz yoktur her halde.
Ez cümle;
Her zaman İslam Ümmetinin bir parçası olarak Peygamber Efendimizin Hz. Muhammed’in (sav) Ümmeti olmaktan, Müslüman olmaktan ve İslam’ımla gurur duydum ve duyuyorum…
Bütün yaratılmışları; dil, din, ırk veya statü ayrımı yapmaksızın insan kardeşim olarak görürüm (Siyonistler hariç) yarılmış her bireye derin bir saygı ve şefkatle yaklaşan bir düşünceye sahibim.
Büyük mütefekkir Abdulhakim Arvasi (ks)’ye ne olacak bu Ümmetin hali diye soran birine Üstadın; "Siz bana o ümmeti gösterin. Ben de nasıl kurtulduğunu haber vereyim. Hani nerede o Ümmet!" ibretlik cevabıyla kurtuluşun ancak Müslümanların birlik ve beraberliği ile mümkün olacağını vurgulamıştır.
Üstadında dediği gibi eğer ortada bir Ümmet varsa bu ümmetin kurtuluşunun; Sünni veya Alevi fark etmeksizin, Kelime-i Şehadet getiren, Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed (sav)'in Peygamberliğine inanan hangi coğrafya, etnik köken, millet ve dilden olursa herkesi din kardeşi olarakgörmekte ve sahip çıkmakta olduğuna inanıyorum.