YEREL HABERLER

Av.Diyaeddin Temiz’in Kaleminden: Yeni Havalimanı Hayali, Gerçekler ve Kamu Aklı

Şırnak Milletvekili Aslan Tatar’ın ardından, bu kez Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Siirt kamuoyunun gündemine oturdu.

Normal şartlarda çevre illerin siyasetçilerinin, başka bir ilin yerel basınında bu kadar geniş yer bulması olağan değildir. Ancak Siirt’teki siyasal boşluk, dış aktörlerin söylemlerine beklenenden fazla anlam yüklenmesine yol açıyor.

Sayın Nasıroğlu’nun deneyimli gazeteci Nizamettin İzgi ile paylaştığı “Siirt–Batman arasında, Garzan civarında uluslararası bir havaalanı projesi” fikri, kısa sürede Siirt’te adeta bir beklenti dalgası oluşturdu. Henüz fizibilitesi ortaya konmamış bir öneri, neredeyse ihale aşamasına gelmiş gibi algılandı.
Siirt siyasetçileri projeyi sahiplenirken, Kurtalanlılar isim tartışmasına, Batmanlılar ise Beşiri–Hasankeyf arasında olmalı rekabetine girişti.

Oysa kamu yatırımları, heyecanla değil; veri, ihtiyaç ve rasyonalite ile şekillendirilir.

Bugün Türkiye’nin altyapı politikalarının mimarı olan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ulaşım yatırımlarında büyük ilerlemeler kaydedildi. Bu nedenle her yeni öneri, aynı bilimsel süzgeçten ve ciddi değerlendirmeden geçirilmelidir.

Öte yandan, gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var: Türkiye’nin hemen yanı başında sıcak çatışmalar ve istikrarsızlıkların yaşandığı bir coğrafyada, büyük ölçekli projeleri tartışabiliyor olmak başlı başına bir istikrar göstergesidir. Çevremiz adeta bir yangın yeriyken, hâlâ kalkınma projelerini konuşabiliyor olmamız bir “konfor alanı”dır. Bu konforun oluşmasında emeği geçen başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, devlet aklına ve istikrarı inşa eden tüm yönetim anlayışına teşekkür etmek gerekir.

Asıl konumuza dönecek olursak :

Batman Havalimanı hâlihazırda askeri statüde olmakla birlikte sivil uçuşlara da hizmet veriyor. 2010’da açılan yeni terminal binası, bölge için önemli bir rahatlama sağladı. Ancak bu yatırım yapılmadan önce de alternatif bir vizyon mümkündü.

Hali hazırdaki terminal binası yapılmadan önce yolcu kabullerinde ve çıkışlarında çekilen çileye şahitlik etmiş biri olarak, 2007–2008 yıllarında sahada görev yapan bir bürokrat olarak bizzat dönemin Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül’e, “mevcut askeri havaalanı korunarak, iki il arasında yeni ve daha rasyonel, rantabl bir sivil havaalanı kurulması” önerisini sundum.

Bu öneri yalnızca bir temenni değil;
Dört ili kapsayan bir hinterland,
Daha yüksek yolcu potansiyeli,
Daha fazla destinasyon imkânı,
Ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanımı gibi gerekçelere dayanan stratejik bir planlama yaklaşımıydı.

Sayın Gül fikri destekledi, ancak gerekli siyasal ve kurumsal destek sağlanamadı.
O dönemde, Batman ve Siirt’i temsil eden ve etkili diğer aktörlerin de bu vizyonu sahiplenmesi mümkündü; olmadı.

Bunun yerine süreç farklı ilerledi: 2008’de Batman terminal ihalesi yapıldı ve 2010’da mevcut yapı hizmete girdi.

2014’te aynı fikir, Gürgöze ve Gökçebağ merkezli tartışıldı.

Bugün ise “uluslararası havaalanı” etiketiyle yeniden gündemde.

Eğri oturup, doğru konuşmaya çalışırsak :

Dün bu öneri, Batman terminal binası ve hali hazırda yapımı devam eden Siirt Terminal binası yapılmadan, ihtiyaç ve rasyonel planlamadan doğuyordu. Bugün ise daha çok beklenti ve heyecan üzerinden tartışılıyor.

Duygudan arınmış bir akılla sorulması gereken temel sorular şunlardır:
Bir ülkenin yöneticisi olsanız, birbirine 40 km mesafede havaalanları kurar mıydınız?
Günlük uluslararası yolcu sayısı sınırlı olan bir bölgede, yeni bir uluslararası havaalanı ekonomik olarak sürdürülebilir midir?
Yakın çevrede Diyarbakır ve Mardin Havalimanları gibi uluslararası uçuşlara açık tesisler varken, yeni bir yatırım kaynak israfı anlamına gelir mi?
Böyle bir tesisin yapım ve işletme maliyetleri (terminal, pist, altyapı, personel, güvenlik, bakım, enerji) devlet desteği olmadan karşılanabilir mi? Karşılanamazsa kamu bütçesine yükü ne olur?

Altyapı yatırımları, “yapılmış olmak için” değil, kullanılmak ve sürdürülebilir olmak için yapılır. Mevcut dört havalimanı varken yeni bir tesis talep üretmez, mevcut talebi böler; havacılık ekonomisi açısından uygulanabilir değildir. Olursa da, sürekli kamu desteği gerektiren “yaşatılan projeler” olur; kendi kendini döndüren değil, politik bir reflekstir.

Belki de asıl sorulması gereken, gözden kaçırlan derslik soru şudur: Eğer 2007–2008’de ortaya konan bölgesel ve rasyonel vizyon zamanında sahiplenilmiş olsaydı, bugün hâlâ yeni bir havaalanı arayışını konuşuyor olur muyduk?

Siyaset, yalnızca proje üretmek değildir; doğru zamanda, doğru yerde, doğru ölçekle yatırım yapabilme sanatıdır. Mevcut havaalanımızın yer seçimi örneğinde olduğu gibi: Bazen en büyük yatırım, yapılmaması gerekeni yapmamaktır.

Batman ve Şırnak milletvekillerinden talebimiz şudur:
Batman şehir merkezine girmeden havaalanına erişimi sağlayacak çevre yolunu ivedilikle tamamlamaları.
Siirt ile illerini bağlayan karayollarını, her yıl onarım gerektirmeyecek dayanıklılıkta ve uluslararası standartlarda inşa etmeleri.

Not: Dikey kalkış ve iniş yapabilen uçaklar başta olmak üzere havacılık teknolojilerinin gelişmesi ve bölgedeki uçak yolculuğu talebinin artması durumunda, pist uzunluğu dezavantajı aşılabilir ve Siirt Havalimanı’nın işlevselliği önemli ölçüde artırılabilir.