banner124

Bu haber kez okundu.

Dr. Sadık Top’un Kaleminden: Şeker Hastalarının İzlenmesinde Hba1c Testi
banner146

Tanım: Kan glukozu proteinler ile reaksiyona girerek dayanıklı bileşikler oluşturur, bu bileşiklere ‘ketoamin’ bileşikleri denir. HbA1c, kan glukozunun bir protein bileşiği olan hemoglobin ile reaksiyona girerek oluşturduğu modifiye bir hemoglobin bileşiğidir.

Hemoglobin molekülü HbA, HbA2 ve HbF fraksiyonlarından oluşur ve hemoglobinin yapısında en çok HbA (yaklaşık %97) bulunur. HbA’nın beta  zincirinin N-terminalindeki valin amino asidi kan glukozu ile irreversibl (geriye dönmeyen) bir reaksiyonla birleşerek  ‘glukohemoglobin  adında  dayanıklı bir ‘ketoamin bileşik meydana getirir.

Bu modifiye hemoglobin bileşiği HbA1 olarak adlandırılmıştır. HbA1’in HbA1a, Hb1b ve HbA1c fraksiyonları vardır. HbA1 yapısında yaklaşık % 80 oranla en çok HbA1c fraksiyonu bulunur. Hemoglobin eritrositler içinde olduğundan HbA1c oluşumu her eritrositin 120 günlük ömrü süresince devam eder.

Bu süreçte normal seviyelerdeki glukoz normal miktarda HbA1c oluştururken, kandaki glukoz konsantrasyonu ne kadar yüksek seviyede seyretmişse HbA1c miktarı da o kadar yüksek olur. Bu nedenle, HbA1c ölçümü şeker hastalarında (Diabetes mellitus) kan şekerinin geçmiş 3 aylık süreçte nasıl seyrettiği hakkında bilgi verir.

Biyolojik etkisi: Proteinlerin kan glukozu ile reaksiyona girerek yeni bileşiklerin oluşmasına glikolizasyon denilir.  Glikozilasyon,  proteinlerde  yapısal  ve  fonksiyonel  değişikliklere  yol  açar.   Hemoglobinin glikozilasyonu sonucu oluşan hemoglobin A1C değerinin yüksekliği ile trombosit agregasyon artışı, eritrosit deformasyonu ve kapiller  bazal  membran  kalınlaşması  arasında  paralellik  vardır. 

Damar  dokusunun glikozillenmesi, endotel bazal membran kalınlaşmasının yanında mikroanjiopatik bulgulara neden olur. Bunun sonucu olarak damar duvarındaki kan damarları sertleşir ve beslenme kusuruna bağlı nekrotik değişimler (hücre ölümleri) oluşur.

Bu vasküler  değişimler  damar duvarındaki endotel hücrelerin fonksiyonlarını bozar ve zamanla kalbi besleyen koroner damarların daralması veya tıkanmasıyla “iskemik kardiak hastalık “ denilen hastalık tabolusu ortaya çıkar. HbA1c özellikle kılcal damarların duvarına birikme eğilimindedir. HbA1c ’nin uzun süre kanda yüksek oluşu kontrolsüz diyabet hastalarında ileriye yönelik organ deformasyonları hakkında da bir fikir verir.

Klinik bilgi: Glukoz başta beyin olmak üzere vücudun tüm organlarının önemli bir enerji kaynağıdır. Beynin enerji kaynağı sadece glukozdur ve günde 120 glukoz tüketir. Glukozun enerji kaynağı olarak kullanılabilmesi için kandan dolaşımından hücreye girmesi gerekir.

Glukozu hücreye pankreas bezinin salgıladığı “insülin” hormonu sokar. Pankreas, insülin hormonunu hiç üretemez veya eksik ya da bozuk üretirse veya insülin reseptörlerinde bozukuluk (mutasyon) varsa kan glukozu hücreye giremediğinden kanda yükselir ve bu duruma “şeker hastalığı”  ya da Latince “diabetes mellitus” denir.

Şeker hastalığının belirtileri çok yemek yeme, çok su içme, çok idrara çıkmaktır. Şeker hastalığı Tip I ve Tip II olmak üzere ikiye ayrılır. İnsülin’e bağlı diyabet, ‘Tip 1 diyabet’  olarak da bilinmektedir. Sıklıkla 10 ile 20 yaşları arasındaki insanlarda gelişmesine rağmen, daha yaşlı insanlarda da ortaya çıkabilir. 2. İnsülin’e bağlı olmayan diyabet, ‘Tip 2 diyabet’ olarak da bilinmektedir. HbAlc ölçümü daha çok şeker hastalarında kan şekerinin son 3 ayda nasıl seyrettiği hakkında bilgi verir.

Ancak yeni yapılan çalışmalar daha önceden şeker hastalığı olmayan bir kişide ölçülen HbAlc nin 6"nın üzerinde çıkmasının o kişide gizli şeker olabileceğini göstermiştir. Gizli şeker, Tip 2 Diyabete yakalanma riskinin arttığını gösterir.  HbA1c ’nin uzun süre kanda yüksek oluşu koroner kalp hastalığı, kalp krizleri, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği, körlük, erkekte sertleşme problemi, sinir hücrelerindeki bozukluktan dolayı duyu kayıpları(özellikle ayaklarda) gibi diyabetin neden olduğu vasküler (damar) komlikasyon riskleri ortaya çıkar. 

En çok bulunduğu doku: Kan

Laboratuvar İşlemi:                                                                                                                                                                                                                 

Hastanın hazırlanması:  Aspirin, morfin, propranolol, hidroklorotiazid grubu ilaçlar da yanlış yüksek sonuç verilmesine neden olurlar. Bu nedenle, numune vermeden 24 saat önce bu tür ilaç alımına ara verilmelidir.

Sonuç verme zamanı: 1 saat

Numune türü: K3 EDTA

Numune kabı: Mor kapaklı tüp

Numune miktarı: 0.5 mL

Numune alımı ve analize hazırlanması:  Kan alındıktan sonra tüpler birkaç kez yavaşaca alt-üst edilerek antikoagülanla iyice karışması sağlanır. Hemen  çalışılmayacaksa  oda ısısında veya  buzdolabında (2- +80)  derecede yatay şekilde muhafaza edilir. Çalışılacağı zaman hemolizat hazırlanır.(Yeni yöntemde tam kan doğrudan otoanalizöre kouyor, hemozliatı otoanalizör hazırlayarak sonucu % oran olarak veriyor.) 

Numunenin dayanıklılığı:  

Numune türü

Isı

Zaman

EDTA’lı tam kan

Oda ısısı(15-25 0C)

3 gün

Buzdolabı(+2-+8 oC)

7 gün

Dondurucu(-20 0C)

6 ay

Tekrar tekrar dondurup çözmek molekülün denatürasyonuna neden olabilir, bu nedenle tekrar tekrar dondurup çözmekten kaçınılmalıdır.

Hemolizatın dayanıklılığı:

Numune türü

Isı

Zaman

Eritrosit hemolizatı

Oda ısısı(15-25 0C)

4 saat

Buzdolabı(+2-+8 oC)

24 saat

Dondurucu(-20 0C)

6 ay

Tekrar tekrar dondurup çözmek molekülün denatürasyonuna neden olabilir, bu nedenle tekrar tekrar dondurup çözmekten kaçınılmalıdır.

Transport koşulları: Çalışılması için başka laboratuvara gönderilecekse soğuk zincir koşullarında [(+2- (+8 0C)]  gönderilmelidir .

Numune red kriterleri: Aşırı hemoliz

Çalışma yöntemi: Türbidimetrik           

Referans aralığı:   %4.5-5.7

Klinik Kullanımı: Şeker hastalığının (diyabetes mellitus) izlenmesinde kullanılır. Son 4-8 hafta içindeki ortalama kan glukoz konsantrasyonu hakkında, dolayısıyla da şeker hastalığının kontrol altında olup olmadığı konusunda fikir verir. HbA1c şeker hastalığı tanısı için kullanılmaz, şeker hastalığının geride kalan 3 ay süresince kontrol altında olup olmadığının yorumlanmasında kullanılır.

Tedavi edilmemiş veya kontrol altında olmayan (verilen diyete uymayan, ilaçlarını düzenli kullanmayan ya da reçete edilen ilaçlar yeterli olmayan) şeker hastalarında kan glukoz konsantrasyonu yüksek seyredeceğinden, bu hastalarda ölçülen HbA1c konsantrasyonu kontrol altında olan diyabetlilerde ölçülen HbA1c konsantrasyonundan daha yüksek olacaktır.

Yanlış sonuç çıkması nedenleri: : Eritrositlerin yaşam süresinin kısaldığı unstabil (dayanıksız) hemoglobinlerin varlığı (Hb SS, Hb CC, Hb SC, vb.) ve diğer hemolitik anemiler yanlış düşük sonuçlara neden olabilirken, demir eksikliği eritrosit yaşam süresini uzatarak yanlış yüksek sonuç elde edilmesine neden olabilir.

Aspirin, morfin, propranolol, hidroklorotiazid grubu ilaçlar da yanlış yüksek sonuç verilmesine neden olurlar. Her laboratuvarın çalışma yöntemi, dolayısıyla referans değerleri farklı olabilir.  Bu nedenle, hastaların aynı merkezde ölçüm yaptırmaları önerilir.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner148

banner152