Çocuklarda İştahsızlığa Dikkat

Çocuklarda iştahsızlık, hemen her anne babanın yakındığı ve çözüm bulmakta güçlük çektiği önemli sorunlardan biri. Özellikle 8-9 aylıktan okul çağına kadar sürebilen bu problemi, doğru zamanda doğru besini seçerek, ama en önemlisi de çocuğunuza doğru yaklaşarak çözebilirsiniz.

İştahsızlık nedir?

Açlık fizyolojik yeme ihtiyacı ve isteği olarak tanımlanmaktadır. İştah ise hoş tat ve tatmin ile ilişkili olasılıkla öğrenilmiş psikolojik yeme ihtiyaç ve isteğidir. İştahın sayısal olarak derecelendirilmesi mümkün değildir, genellikle az, normal ya da fazla olarak nitelendirilir.

İştahsız çocuklarda sorun ne?

Pek çok anne baba çocuklarının az yemek yediğinden, iştahsız olduğundan ve bu nedenle sağlıklı olamayacağından endişe etmektedir.  Çocuğun çok az yemesi, seçici beslenmesi ya da zayıf olması sağlıksız olduğu anlamına gelmemektedir ancak bazı ciddi hastalıklar da iştahsızlık nedeni olabileceği için bu konuda doğru bir araştırma yapılması çok önemlidir.

İştahsız çocuklar için ne zamn endişelenelim?

Özellikle 8-9 aylıktan okul çağına kadar uzanan dönemde, anne babalar en çok çocuklarının iştahsız olmasından yakınıyor. Çocuğun yeme isteği büyüme hızına ve kişisel durumuna göre belli dönemlerde değişse de, özellikle 1-2 yaş arası, iştahın en düşük seviyede olduğu dönemi oluşturuyor. Bu dönemde özellikle yemek seçme ve yemeği reddetme davranışları sıkça karşılaşılan sorunlardan biri. Çocuğunuz bazı günler az, bazı günler fazla yiyorsa, bu yaşının getirdiği doğal bir özellik, dolayısıyla üzerinde durmanız gerekmiyor. Ayrıca çocuğunuz sık ve az yemeye alışmışsa, bu şekilde yenen yemek de ana öğünde yenen kadar besin değeri taşıyabileceği için “Yeterli besin almıyor” diye endişelenmenize gerek yok. Ancak uzun süredir iştahsızca ve yetersiz kilo alıyorsa, bu sorun bağırsak parazitleri, kabızlık, kansızlık veya idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanabileceği için mutlaka bir doktora başvurmalısınız.

ÇOCUKLAR NEDEN İŞTAHSIZ OLURLAR?

Çocuklarda iştahsızlık problemi diş çıkarma, kansızlık ve ateşli hastalıklar gibi sağlık sorunlarında, anne babanın boşanması gibi psikolojik travmalarda ama en çok da anne ve babanın beslenme konusunda yaptıkları hatalar sonucunda oluşuyor. Çünkü çocuğa yemek yeme konusunda baskı yapmak, yediği takdirde ödüllendirmek, yemediğinde ceza vermek bir işe yaramadığı gibi, sorunun daha da büyümesine yol açıyor.

İştahsızlığın nedenleri nelerdir?

Anne babalar genellikle bebek ya da çocuklar yetersiz gıda alımı yaşadığında, büyümede yavaşlama ya da beslenme zorluğu ortaya çıktığında doktora başvurur. İştahsızlığın nedenleri genel olarak organik, davranışsal veya oral-motor görev bozukluğu beraber görülmektedir. Birçok çocukta organik sorun çözülse de, davranış sorunu devam etmektedir.

Beslenme sorunları yetersiz büyümenin nedeni olabilir altta yatan hastalıktan kaynaklanabilir ya da her iki durum beraber yetersiz büyümenin nedeni olabilir. Yeme bozuklukları açısından risk grubunda olanların saptanması önleyici tedbirlerin alınması ve tedavi girişimlerinin erken başlatılması açısından önemli olacaktır.

Beslenmenin zamanı ve miktarı uygunsuz ise iştah etkilenecektir. Tüp ile besleme kilo alımını sağlasa da açlık-doygunluğu etkileyecektir. Metabolik ve inflamatuar hastalıklar iştah azalması ve dolayısıyla kilo kaybı ve büyüme geriliği yaşanmasına neden olmaktadır.

Yaşa uygun olmayan diyet iştah kaybına neden olabilir. Besin alerjileri yeme güçlüğü, huzursuzluk ve kusma ile ortaya çıkabilir.

Anatomik, nöromüsküler, inflamatuar nedenlere bağlı yaşanan yutma güçlüğü beslenmeyi ret, huzursuzluk, yutma sırasında ağrı, takılma hissi, beslenme sırasında morarma, yutamama gibi şikayetlere neden olur. Yutma güçlüğü sıklıkla yetersiz beslenme, yetersiz kilo alımı, kilo kaybı ve büyüme geriliğine yol açar. Yutma güçlüğü büyük çocuklarda gastroözofageal reflünün ilk bulgusu olabilir.

Akciğer kalp ve damar hastalıkları gibi sistemik durumlarda solunum işlevi için ek enerji harcanması gerekir. Artan enerji ihtiyacı yanında yeterince beslenememe ve iştah kaybı yaşanmasına neden olarak kilo alımı ve büyümeyi olumsuz etkiler.

Süt çocuklarında beslenme sorunlarının çoğu davranışsal faktörlerden kaynaklanmaktadır. Anne-bebek arasında;

  • 2-8 aylar arasında bağlanma bozukluğu
  • 6- 36 aylar arasında organik bir neden olmadan beslenmeyi reddetme
  • Seçici beslenme en başta gelen davranışsal yeme bozukluklarıdır.

Büyüme-gelişmenin kritik periyodlarında ağızdan beslenmenin olmaması ya da geciktirilmesi, beslenme yeteneklerinin kazanılmasını olumsuz etkiler. Uzun süre tüp, ilaç ya da serumla ağız yolu harici beslenen, solunum yolunun korunması için yapılan Entübasyon işlemine maruz kalan bebeğin oral beslenmeye direnç gösterme riski yüksektir.

Özellikle gastroözofageal reflüde gözlenen yeme-ağrı ilişkisi “duruma bağlı yutma güçlüğüne” neden olabilir.

Beslenme sırasında boğulma tehlikesi yaşayan bir çocuk akut olarak beslenmeyi reddedebilir.

Beslenme sırasında yaşanan sorunlar ebeveynleri olumsuz etkileyebilir. Bu durum beslenme zamanları aşırı stresli hale getirebilir. Tıbbi sorunlar yaşamış bebeklerde sorunlar çözülse bile aileler için bebekleri hassas olarak nitelendirilir ve bu yaşa uygun yetilerin gelişmesini önleyebilir.

Yeme bozukluğu olan çocukların anneleri/bakıcılarının ortak özellikleri nelerdir?

Zorlayıcı, kontrolü seven, duyarsız, aşırı uyaran ve araya giren

Daha az esnek, daha az kabullenir.

Zorla besleyen ve ceza veren

Çocuktan gelen uyarıları almakta güçlük çeken

Çocukla ilişkilerinde sinirli ve kırıcı

İştahsızlık yaşayan bebek ve çocuklarda belirti ve şikayetler nelerdir?

Organik temeli olan ya da olmayan çocukluk çağı yeme bozukluklarında kusma, öğürme, huzursuzluk, ağlama, uyumama, kilo almama, yutma güçlüğü, gibi ortak belirtiler vardır.

NOT: Bir sonraki yazımda Çocuklarda iştah arttırıcı vitaminler, çözüm önerilerini ve 15 püf noktayı yazacağım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner148

banner152

banner155